Türk Fotoğrafında 1960 Sonrası – 2005

Bu kitabı hazırlamaya karara verdiğim zaman çok zor bir işe başladığımın farkına vardım.Ama bu zor işi birisinin yapması gerkiyordu.Çünkü, Türk fotoğrafının, yalnızca görsel olarak değil, bir dönemi oluşturan ve yaşamının büyük bir bölümünü fotoğraf üzerine düşünüp, yaşayarak geçilen fotoğrafçılarımızın görüşleriyle de yer alacağı kitabın, gelecek kuşaklar için daha tarafsız bilgi aktaracağına inanıyorum.Bununla birlikte 1960 yılından günümüze değin Türkiye’deki fotoğrafın evrelerini, gerek sanatsal açıdan, gerekse diğer yönleriyle yazarak bu kitabı oluşturmanın daha doğru olacağını düşündüm.Bizden sonraki kuşaklar bu kitaptan yararlanmak istediğinde, pek çok fotoğrafçının kendi dilinden, bu dönemin fotoğrafı hakkındaki düşüncelerini ve kendini simgeleyen fotoğraflarını görerek kendi yorumunu yapabilecektir.

Bu kitabı yanlızca kendi görüşüm doğrultusunda yazsaydım, gelecek kuşakalar tek bir görüşle bilgileneceklerdi.Oysa farklı görüşler sayesinde dönemin değerlendirilmesi daha doğru olarak yapılabilir.Ayrıca bu yöntem sayesinde,kitapta yer alan fotoğrafçıların görsel ve düşünsel açıdan döneme ait yerleri de okuyucu tarafından belirlenecektir, hatta okuyucuları yalnızca bilgilendirmekle kalmayıp, yorum yaparak araştırmaya yönlendireceğine de inanıyorum.

1960-2005 yılları arasındaki fotoğrafçıları belgelemek ve fotoğraf teknolojisinin hızlı gelişimine ayak uydurabilmek oldukça zor bir iş.Hele bunları kaleme alamk daha da zor.Çünkü bir kesime bakıyoruz, örneğin beş yıl boyunca fotoğrafın zirvesinde yer almış, ama on yıldan beri de tamamen fotoğraftan kopmuş.Pek çok dernek açılmış; buralaradan çok değerli fotoğrafçıların yetşmesine rağmen, zaman zaman kalitesiz işlerin de üretildiğini görmekteyiz.Eğitim kurumlarına baktığımzda ise pek çok Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kurulmuş olduğunu görüyoruz.Bunların bazılarında fotoğraf ders olarak uygulanıyor, bazılarında bölüm olarak kurulmuş, bir diğerinde ise teorik ağırlıklı fotoğraf eğitimi yapılıyor.

Bütün bu zorluklar ile gelebilecek eleştirileri ve sitemleri göze alabilmemde belki de en büyük güç Sn.Emre İkizler’in “Fotoğrafın İpuçları” adlı kitabını benim için imzalarken kaleme aldığı şu cümle oldu:

“Sevgili Güler Hocam’a, içindeki üretme arzusunu hiç kaybetmemesi ve fotoğrafa katkılarının her zaman sürmesi dileği ile…”

Elinizdeki kitabın oluşması için 200 fotoğraf sanatçısına kişisel olarak, akademik fotoğraf eğitimi veren bölüm başkanlıklarına ve derneklere duyurması için Fotoğraf Federasyonu Başkanına gerekli koşulları içeren mektuplar yazdım.Ayrıca Fotoğraf Dergisi yayın yönetmeni Sn.Nadir Ede köşesinde konu ile ilgili bir duyuru yaptı.Gönül istedi ki bu dönemin oluşmasında yerlerinin olduğunu söyleyen her zman ve her yerde konuşmayı seven fotoğraf sanatçılarımızın tümü fotoğraf ve görüşleriyle katkıda bulunsunlar.Herşeye rağmen görüş ve fotoğraflarını gönderenlere de göndermeyenlere de teşekkür ediyorum.Çünkü böylece fotoğraf dünyamızı oluşturan bireylerin genel görüşleri ortaya çıkıyor.

Kitabın hazırlanamasındaki katkıları nedeni ile, uzun süredir beraberce çalışmalrımızda sabırla, gerek tüm kitabın yazımında emek veren , gerekse grafik düzenlemesini yapan Aynur Onat’a, Bileşim Yayınlarına, Kodak firmasına Kodak Ürün Müdürü Pelin Ulutaş’a fotoğraflarımın taramalarını yapan  Levet Doğanay’a, Maggie Danon, Nadir Ede ve Emre İkizler’e teşekkürlerimi sunuyorum.

Prof. Güler Ertan

geri dön